Madde Bağımlılığı

Madde Kullanım Bozuklukları

Psikoaktif maddelerin kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Ülkemizde kullanılan psikoaktif maddelerin başlıcaları eroin (opiyat), esrar (cannabis, kenevir türevleri ya da marihuana da denmektedir), kokain, uçucu maddeler (bally, tiner vb), uyarıcı etkili maddeler (amfetamin vb), sedatif etkili maddeler (benzodiyazepinler vb) olarak sayılabilir. Ayrıca LSD ya da extasy (3.4 Metilendioksimetamfetamin – MDMA) de sentetik psikoaktif maddeler olarak oldukça sık kullanılmaktadır.

En sık kullanılan ve yasal olarak da tüm dünyada satılmaya devam eden tek psikoaktif madde ise nikotin (tütün ve tütün türevleri) dir. Yukarıdakilerin dışında listeye daha birçok maddenin de eklenmesi mümkündür.

Her ne kadar psikoaktif maddelerin isimleri, kullanıldıkları zamanki etkileri, kullanılmadıkları zamanki yoksunluk bulguları birbirinden çok farklı olsa da,  değişmeyen ortak yönleri bağımlılık yapıcı özellikleridir. Madde kullanan kişilerde görülen en sık yanlış inanış ise ‘Ben bağımlı olmam, kullanımı kontrol altında tutabilirim.’ düşüncesidir. Madde kullanımı olan kişileri zaman içinde bekleyen kaçınılmaz son BAĞIMLILIK ve bunun bedensel, ruhsal ve sosyal alanlarda ortaya çıkaracağı ağır hasarlar ve kayıplardır. Kimi durumlar ise ölüm ile sonuçlanacak kadar ağır bedeller ile ödenmektedir.

Madde kullanımı başlangıç döneminde genellikle kullanılan maddenin keyif verici etkilerinden faydalanmak için başlanılmakta, zaman içinde aynı keyif verici etkinin sağlanılabilmesi için doz artırılmakta, bir süre sonra ise kullanılmadığı zaman ortaya çıkan olumsuz etkilerini engelleyebilmek için madde kullanımı kaçınılmaz bir biçimde devam ettirilmektedir.

Madde kullanımı olan kişilerde görülen diğer yanış inanışlar ise ‘Ben bunu istediğim zaman kullanmam, kimi zamanlarda kullanmamayı başarabiliyorum da üstelik ben bağımlı değilim.’ düşüncesidir. Kullanılan maddeden kimi zamanlarda uzak kalınması başarılabilse de, bir süre sonra madde kullanımına geri dönülüyor olması asıl gerçektir ve bu durumda bağımlı olunduğu gerçeğini değiştirmez.

Tehlikeli bir diğer yanlış inanış ise bedensel yoksunluk bulgusu olmayan, kimyasal olarak laboratuarda yapılmayan maddelerin bağımlılık yapmadığı düşüncesidir. Bu yanlış inanışa esrar (ot – marihuana) kullanımı olan kişilerde sıklıkla rastlanılmaktadır. Unutulmaması gereken bağımlılığın sadece bedensel olarak ortaya çıkmadığı, ruhsal bağımlılığın bedensel bağımlılıktan çok daha uzun süren tedaviler gerektirdiği gerçeğidir.

Madde kullanım bozuklukları madde kötüye kullanımı ve madde bağımlığı olarak iki gruba ayrılmaktadır.

Madde kötüye kullanımında kişi işte, okulda ya da evde alması gereken sorumluluklarını yerine getirmekte güçlük çeker, işe gitmeme, okul başarısında düşme, ev halkını ihmal etme davranışları görülmeye başlanır. Fiziksel olarak tehlikeli durumlarda (madde etkisinde iken araba kullanma vb.) yineleyici madde kullanımları olabilmektedir. Madde kullanımı ile ilgili olarak yasal sorunlar yaşayabilirler. Madde etkisinde iken kavga etmek ya da yakınlarına karşı şiddet kullanımının olması bu durumlara örnek olarak verilebilir. Toplumsal ya da kişilerarası ilişkilerde sorunlar yaşarlar. Anne baba ile iletişim problemleri, eş ile evlilik problemleri de bu durumun örnekleridir.

Madde bağımlılığında ise kullanılmakta olan maddeye karşı tolerans (aynı etkinin elde edilebilmesi için daha yüksek dozda madde kullanımının gerekmesi hali) gelişimi sık görülür. Bedensel ya da ruhsal olarak yoksunluk bulguları vardır. Madde çoğu kez tasarlandığından daha yüksek dozlarda kullanılmaktadır. Madde kullanımını durdurmak ya da denetim altına almak için harcanan çabalar boşa çıkmaktadır. Kişi maddeyi temin etmek, kullanmak ya da maddenin etkilerinden kurtulmak için fazla zaman harcamaktadır. Madde kullanımı nedeni ile toplumsal ve mesleki alanlarda kayıplar yaşamakta, boş zamanlarını eskisi gibi verimli değerlendirmemektedir. Madde kullanımına bağlı ortaya çıkmış olan bedensel ya da ruhsal problemlerin varlığına rağmen madde kullanımı devam etmektedir.

Madde kullanım bozukluklarının tedavisi kesinlikle profesyonel kişi yada kurumlarca yapılmalıdır. Tedavinin en önemli özelliği hem bedensel hem de ruhsal yönden tedavi gerekliliğidir. Tedavinin uzun süreli olacağı bilinmelidir. Tedavinin başlangıç (entoksikasyon) döneminde bedensel ve ruhsal sıkıntılar ile kişinin daha kolay başa çıkabilmesi amacı ile yoğun ilaç tedavileri olsa da zaman içinde ilaç dozları ve sayıları azaltılır. Sadece bedensel yoksunluk bulgularının iyileşmesi ile madde kullanım bozukluğunun tedavisi bitmemektedir. Madde kullanma isteği ile başa çıkabilmek, madde kullanılan yerlerden daha önce birlikte madde kullanılan arkadaş ve kişilerden uzak kalmak, daha önce madde kullanılan yerlere artık gitmemek gerekmektedir.

Madde kullanım bozukluklarının tedavinde azaltma tedavisinin başarılı olmadığı unutulmamalıdır. Tedavinin esasını HEP YA DA HİÇ kuralı oluşturur. Başarılı bir tedavi ancak ve ancak bağımlılık yapıcı tüm maddelerden ömür boyu uzak kalarak elde edilebilir.

Bir diğer gerçek ise kullanılan maddeyi kişinin kendisi için bırakması gerektiğidir. Madde kullanan kişi annesi üzülmesin, evden ayrılan eşi geri gelsin, babası maddi destek sağlamaya devam etsin vb. düşünceler ile bırakıyor ise bir süre sonra maalesef ki maddeye geri dönülmektedir.

Tedavi ekibi ile iyi bir işbirliği ve kişinin maddeyi bırakma isteği tedavinin temelini oluşturur.

 

ETİKETLER
Madde Kullanım Bozukluklarıalkol bağımlısıuyuşturucu bağımlısıPsikiyatri
İLGİLİ İÇERİKLER
Alkol BağımlılığıEsrar (cannabis) Kullanım BozukluğuEroin (opiyat) Kullanım BozukluğuKokain Kullanım BozukluğuUçucu Madde Kullanım Bozukluğu
SadeceWEB İnt. Rek. Hizmetleri Web Tasarım Ofisi antalya web tasarımı